6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti

Tüm dünyada yankı uyandıran escort bayan muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı, ölümünün 3. yılında anılırken cinayetine ilişkin detaylar da yeniden gündeme geldi. Bir taraf Cemal Kaşıkçı’nın kavgaya kurban gittiğini iddia ederken, bir taraf ise yazılarıyla Riyad’ı rahatsız ettiği bu nedenle de susturulması için düğmeye basıldığını savundu. Suudi Arabistan’ın gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki konsoloslukta öldürüldüğünü resmi olarak açıklamasından sonra dünyada ve Türkiye’de binlerce insan tek bir soruya kilitlendi: Cemal Kaşıkçı’nın cesedi nerede? İşte 6 soruda Kaşıkçı cinayeti hakkında merak edilenler… 59 yaşındaki Cemal Kaşıkçı nişanlısı Hatice Cengiz’le evlenmek için başvurduğunda, vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluğundan boşandığına dair belge alması gerektiğini öğrendi. Bunun üzerine 28 Eylül 2018 Cuma günü Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na giderek talebini iletti. Nişanlısı Cengiz, Kaşıkçı’yı dışarıda bekliyordu ve anlattığına göre Kaşıkçı’ya içeride kahve ikram ettiler. Kaşıkçı, nişanlısına “kendisini gördüklerinde çok şaşırdıklarını ve iyi davrandıklarını” anlattı. Belgenin birkaç gün içinde hazır olacağını ve telefon geldiğinde gidip alabileceğini söyledi. 6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti #1 Konsolosluktan Hatice A. çıktı ancak Cemal Kaşıkçı çıkamadı. O günden sonra da Cemal Kaşıkçı’dan bir daha haber alınamadı. Türkiye, Cemal Kaşıkçı’nın konsoloslukta ortadan kaybolması konusunda Suudi Arabistan’dan açıklama bekledi. Veliaht Prens yaptığı açıklamada Kaşıkçı’nın konsoloslukta olmadığını ve konsolosluğun aranabileceğini açıkladı. Türk yetkililer ise, kayıp gazetecinin hala konsoloslukta olduğunu açıkladı. 20 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı, Cemal Kaşıkçı’nın konsoloslukta yaşanan arbede sırasında öldüğünü iddia etti. 6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti #2 Ülkesinde git gide daralan özgürlük alanı, on yıllar boyunca yakın durduğu yönetim ile arasını açtı. Aralık 2016’da Independent, Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistanlı yetkililer tarafından ABD Başkanı Donald Trump’ı eleştirdiği için televizyonda program yapmasının yasaklandığını iddia etti. Fikirlerini özgürce söyleyebilmek için ABD’de sürgün hayatını yeğledi. The Washington Post gazetesinde ülkesindeki ihlallerle ilgili makaleler yazamaya başladı. Kaşıkçı’nın talep ettiği evlilik belgesi için Washington’daki Suudi Büyükelçiliği tarafından İstanbul Başkonsolosluğuna yönlendirilmesi, böylelikle suç mahalli olarak Türkiye’nin seçilmesi, Körfez medyasının Kaşıkçı’nın Katar, Türkiye ve Müslüman Kardeşler ile bağlantıları üzerinde durması, başka hesaplaşmalara işaret ediyor. 6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti #3 ABD istihbarat raporunda, Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesini onaylayan kişinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman olduğu belirtildi. Gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim’de Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’na evlilik işlemleri için girdikten sonra öldürüldü. Kaşıkçı’nın ne zaman, nerede ve nasıl öldürüldüğüyle ilgili bilgiler ortaya çıkmasına rağmen cesedinin nerede olduğu konusu uzun bir süre netlik kazanmadı. Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından 4 kişilik bir ekibin cinayetin delillerini karartmak için İstanbul’a geldiği ortaya çıktı. Görüntülerde cinayet mahallinde kimyasal temizleyici kullanıldığı ve bazı kan lekelerinin olduğu görüldü. Türkiye’deki adli birimlerce yürütülen titiz soruşturma sonucu Suudi Arabistanlı yetkililerin kurtköy escort itiraf etmek zorunda kaldıkları Kaşıkçı cinayetinde, cesedine ne olduğu halen gizemini koruyan bir soru. Resmi makamlarca Türkiye ve dünya kamuoyuna, “Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğun’da boğularak öldürüldüğü ve cesedinin parçalandığı” bilgisinin paylaşılmasının ardından, cesedin akıbetiyle ilgili bugüne kadar dile getirilen iddialar ve tahminler dışında resmi bir açıklama yapılmadı. Cesede halen ulaşılamamış olmasının da “zorla yok etme” suçunu teşkil ettiği dile getirildi. 6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti #4 Dünya ve Türkiye’deki medya kuruluşlarında bugüne kadar yayımlanan kimi haberlerde, Kaşıkçı’nın cesediyle ilgili, öldürüldükten sonra vücut kısımlarının içinde bulunduğu değerlendirilen torbaların, Suudi Başkonsolosunun ikamet ettiği eve nakledildiği, bu evin bahçesinde bulunan büyük bir fırında yakıldığı, konsolosun evinde hidroflorik asit ve özel kimyasal kalıntıların bulunduğu, bulguların Kaşıkçı’nın vücudunun tamamen yok edildiğini gösterdiği dile getiriliyor. Cesedin akıbetiyle ilgili bazı haberlerde, başkonsolosluk konutunun kanalizasyonundan alınan numuneler üzerinde yapılan adli tıp incelemesinde,Kaşıkçı’nın cesedinin özel kimyasallarla sıvıya yakın pelte haline getirilip, kanalizasyona döküldüğü ve tamamen yok edildiği üzerinde durulduğu aktarıldı. Bazı haberlerde de Suudi ölüm timinin, Cemal Kaşıkçı’yı boğarak öldürdükten sonra kınının pıhtılaşması için vücuduna ilaç enjekte ettiği, bu yöntemin sebebinin konsoloslukta olası bir arama sonrası etrafta kan izi veya delil bırakmamak olduğu ileri sürüldü. İlaç enjekte edilen Kaşıkçı’nın cesedinin kısa bir süre sonra parçalandığı, Suudların cesedi kimyasal maddeler kullanarak yok ettikleri iddia edildi. 6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti #5 Cemal Kaşıkçı 13 Ekim 1958’de Suudi Arabistan’ın Medine kentinde dünyaya geldi. 1985 yılında ABD’deki Indiana State University’den mezun olan Kaşıkçı, sonrasında ülkesine dönerek gazetecilik yapmaya başladı. 1991 – 1999 yılları arasında Al Madina gazetesinin yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği vekilliği yapan Kaşıkçı, bu süreçte Afganistan gibi ülkelerden haberler geçti, 1987-95 yılları arasında eski El Kaide lideri Usame bin Ladin ile Afganistan ve Sudan’da söyleşiler yaptı. Daha sonra İngilizce yayın yapan Arab News’in başında dört yıl çalışan Kaşıkçı, buradan geçtiği Al Watan’ın yazı işleri müdürlüğünde 52 gün görev yapabildi, gazetede ülkedeki dini yapıyı eleştiren yazıların çıkması üzerine görevden alındı. Bunun üzerine ülkeyi terk eden Kaşıkçı, İngiltere ve ABD’de Suudi Arabistan Büyükelçiliği yapan Prens Türki al Faysal’ın danışmanlığına getirildi. 2008 yılında tekrardan Al Watan’ın yazı işleri müdürlüğüne getirildi ve 2010 yılında gazetede yayınlanan eleştirel yazılar nedeniyle bir kere daha görevden alındı. Suudi gazeteci, radikal İslam’ın önüne geçebilmek için ülkedeki din eğitiminin gözden geçirilmesi gerektiğini, din eğitiminin yalnızca dini okullarda verilmesini, çocuklara bir dinin empoze edilmemesi gerektiğini savunuyordu. Suudi Arabistan’da Selefi mezhebinin temelini oluşturan din adamlarından İbn Teymiye’nin görüşlerine bu kadar itibar edilmemesi gerektiğini söylüyordu. Yazı işleri müdürlüğünü yaptığı dönemde Al Watan’da da ülkedeki radikal İslamcılığı eleştiren yazılar ve karikatürler yayınlanması, ülkedeki ulemanın en çok tepkisini çeken konular arasındaydı. Yazılarında Suudi Arabistan’ın Katar’a yönelik politikalarını ve Yemen savaşını eleştirdi. 6 soruda Cemal Kaşıkçı cinayeti #6 Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın oğlu Salah Kaşıkçı, Suudi Arabistan’da birlikte yaşadığı ailesi adına 22 Mayıs’ta Twitter’daki hesabından bir açıklama yayımladı. Babaları Cemal Kaşıkçı’yı öldürenleri bağışladıklarını belirten Salah, “Allah’ın rızasını kazanmak için bu kararı aldık. Kim bağışlarsa Allah onu mükafatlandırır” ifadelerini kullanmıştı. Salah Kaşıkçı, Suudi Arabistan’da başlatılan soruşturmaya güvenini ifade etmişti. Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz ise, Salah Kaşıkçı’nın açıklamasına yanıt vererek, “Kimsenin katilleri bağışlama hakkı yoktur. Ne katilleri ne de bu cinayeti azmettirenleri affedeceğiz” demişti. Cemal Kaşıkçı’nın oğlu Salah, babasının ölümünün ardından kraliyet sarayında Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından da kabul edilmişti. Cemal Kaşıkçı’nın girdiği konsolosluktan bir daha çıkmadığına yönelik iddialar üzerine harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında 10 Ekim’de Kaşıkçı’nın kaybolmasıyla ilişkilendirilen Suudi Arabistanlı 15 kişiden 8’inin kimlik bilgilerine ulaşıldı. Türk ve Suudi yetkililerin kararıyla oluşturulan ve iki ülkeden ekiplerin yer aldığı çalışma grubu üyeleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde bir araya geldi. Soruşturma kapsamında Başkonsolosluğunun bazı kısımlarında 17 Ekim’de incelemeler yapıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 14 Şubat 2019’da yayımladığı 2018 faaliyet raporunda, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili çarpıcı detaylar yer aldı. Raporda, “Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu konutunda 2 su kuyusu, bir de doğal gaz ve odunla ateşlenebilen tandır bulunduğu, çifte ateşle ısı değeri bin dereceye kadar yükseltilebilen tandırın, bu ısı derecesiyle yakılması halinde DNA’dan tek bir zerre bile bırakmadığı” vurgulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak Suudi Arabistan vatandaşı 20 sanık hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, Kaşıkçı’nın öldürülmesi eylemini gerçekleştirmek üzere görevlendirme yapıp diğer sanıklara gerekli talimatları veren Ahmet bin Muhammed El Asiri ve Saud Al Kahtani hakkında, ”tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürmeye azmettirme” suçundan, diğer 18 sanık hakkında da “tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları istendi. Cemal Kaşıkçı’nın katledilmesine ilişkin 26 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki 3. duruşmaya, haklarında yakalama kararı bulunan firari 26 sanık katılmadı. İstanbul Barosu tarafından görevlendirilen bazı avukatların sanıkları temsil ettiği duruşmada, Cemal Kaşıkçı’nın nişanlısı müşteki Hatice Cengiz ile avukatı hazır bulundu. Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’nda şoför olarak görev yapan Serhat Karataş, ve Kaşıkçı’nın dostu Turan Kışlakçı tanık olarak dinlenildi. Mahkeme heyeti bir sonraki duruşmanın 23 Kasım’da yapılmasına karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir