Merkez Bankası faiz kararı kaç oldu? 2021 Kasım ayı PPK TCMB faiz kararı düştü mü, sabit mi?

Döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket bir önceki toplantıda 200 baz puanlık indirimle faiz oranının yüzde 18’den 16’ya çekilmesiyle kısa bir süreliğine yatay harekete geçmişti. Kurlardaki dalgalanmayla doların, Türk Lirası karşısında 10.96 seviyelerini görmesi sonucu gözler Merkez Bankası’na çevrilmişti. Yurt içi piyasaların merakla beklediği Merkez Bankası faiz kararı açıklandı. Bugün yapılan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısının ardından alınan faiz kararı son dakika olarak duyuruldu. Merkez Bankası, yurt içi piyasaları ilgilendiren faiz kararı açıklamasını saat 14.00’te yaptı. Böylece, ”Merkez Bankası faiz kararı ne oldu? Faizler düştü mü, yükseldi mi?” soruları da yanıt buldu. Peki, Merkez Bankası faiz kararı kaç oldu? Faizler düştü mü yükseldi mi yoksa sabit mi kaldı? İşte, 2021 Kasım ayı Merkez Bankası faiz kararı… Haftanın en önemli gündem maddesi olarak görülen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı tamamlandı. Toplantının ardından bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı kararı, kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan beklenti anketlerinde Merkez Bankası’nın faizleri 100 baz puan düşüreceği yönündeki görüş hakimdi. Merakla beklenen karar açıklandı. Para Politikası Kurulu toplantısında faiz kararı alındı. Alınan karar göre; faizler yüzde 16’dan yüzde 15’e indirildi. Merkez Bankası, geçtiğimiz ay piyasaların beklentisinin aksine faiz kararını 2 puan birden düşürmüştü. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 16’dan yüzde 15’e indirilmesine karar vermiştir. Küresel iktisadi faaliyette yılın ilk yarısında yaşanan toparlanma ve aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz yansımaları görülmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir. Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır. Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında toparlanma devam etmektedir. İhracattaki güçlü artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir. Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve başta enerji olmak üzere ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Para politikası duruşunda yapılan güncellemenin ticari krediler üzerinde olumlu etkileri görülmeye başlamıştır. Bunun yanında, bireysel kredilerle ilgili gelişmeler yakından takip edilmektedir. Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirerek politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 15 olarak belirlenmesine karar vermiştir. Kurul, arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin 2022 yılının ilk yarısı boyunca da etkisini sürdürmesini beklemektedir. Kurul, bu etkilerin ima ettiği sınırlı alanın kullanımını Aralık ayında tamamlamayı değerlendirecektir. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.” Merkez Bankası faiz kararı kaç oldu? 2021 Kasım ayı PPK TCMB faiz kararı düştü mü, sabit mi? #1 TARİH / POLİTİKA FAİZİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir